Sirkenin KDV’si Kaç?
Hayat, bazen bir parça sirke gibi olur. İlk başta asidik, ekşi, insanın suratını buruşturmasına neden olan ama sonradan kabullenip tadına varılabilen. Sirke, her ne kadar alışılmadık bir tat olsa da, bir şekilde hayatımızın içinde önemli bir yere sahiptir. Tıpkı yaşadığımız duygular gibi. Kimi zaman acı, kimi zaman tatlı, bazen de sade ve nötr.
Bir gün Kayseri’de, sıradan bir pazarda, bir sirke şişesinin peşinden gitmeye başladım. Yani, her şey aslında o gün, o markette başlamadı. Ama beni oraya, sirkenin peşine düşüren duygularım, yıllardır biriktirdiğim hislerimdi.
O Günün Havası
Havanın sabah serinliği henüz kaybolmamıştı. O sabah, güneşin ilk ışıkları şehrin üzerini aydınlatırken, ben marketin önündeki yolu adımlıyordum. 25 yaşımdaydım. Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken, her adımda biraz daha büyüyordum ama bir o kadar da eski duygularımın peşinden gitmek istiyordum. Sanki zaman, o kadar hızlı geçiyor ki, her şeyi yakalamaya çalışıyorum ama hiçbir şey elimde kalmıyor. O yüzden, bir şeyler almak istedim. Sirke. İnanması zor, biliyorum. Ama bazen her şeyin cevabını bir şişe sirkede bulur insan. Hem de hiç beklemediği bir anda.
Marketin girişine adım attım ve tüm raftan gözlerim, sirke şişelerini seçmeye başladı. Aslında hayatımda hiç dikkat etmediğim bir şeydi bu. Ama o gün, birdenbire, KDV’si hakkında düşünmeye başladım. Sirkenin KDV’si kaç? Böyle bir soru beynime düştü ve ardından kafamda binlerce senaryo canlanmaya başladı.
KDV’nin Derinliği
Sirke, bildiğiniz gibi, yalnızca yemeklerde, salatalarda ya da temizlikte kullanılmaz. Bazen bir kişinin içindeki duyguları da en iyi şekilde çözebilir. Belki de ben o gün sirkeden, küçük bir anlık huzur aradım. Ama hep hayatımda olduğu gibi, her şey daha karmaşık hale geldi. Sirkedeki KDV oranı, içinde bulunduğum ruh halini de bir şekilde yansıtmaya başlamıştı. Belki de hayatın KDV’si, bazı şeylerin üzerine bir vergi koymakla ilgilidir. Ne kadar saf ve basit gözükse de, her şeyin bir bedeli vardır.
Marketin içinde, raftan rafta geçerken, düşündüm; ben, gerçekten içsel huzuru bulmaya çalışıyor muyum, yoksa sadece basit bir alışverişin içinde kaybolmuş muyum? Sirke, son derece basit bir şey gibi görünüyor ama bu kadar derinleşmemin tek nedeni, belki de günün o ruh halidir. O an, hayatın ne kadar karmaşık olduğuna dair duyduğum hayal kırıklığı da sirkenin içindeki asidite gibi, birdenbire acı bir tat bırakıyordu ağzımda. Her şeyin bir bedeli vardı ve belki de en büyük bedel, o kadar karmaşıklaşan hayatta basit şeylerin değerini unutmaktı.
KDV’nin Arka Yüzü: Hayatın Vergisi
Bir zamanlar hayatı daha basit ve kolay yaşamak isterdim. Ancak büyüdükçe, işler karmaşıklaştı. Her şeyin, tıpkı sirke gibi, bir asidik yanı vardı. Evet, bazen bir şeyi almak kolaydı, ama diğer zamanlarda, fiyatı hakkında bile düşünmek zorundaydım. Hangi sirkelerin KDV’si yüksek, hangilerinin düşük, bir sabah, bir akşam fark ettiğimde, içimdeki o küçük huzur kaybolmuştu.
O an, o markette, bir yudum sirke alırken bile kendimi daha büyük bir şeyin parçası gibi hissettim. Evet, bir şişe sirke, sadece bir şişe sirke olabilir ama KDV’si, oraya eklenen o vergi, hayatta daha çok bedeller olduğunu hatırlatıyordu. Ve belki de bu, günümüzün gerçeğiydi.
Sirke almak, ilk başta sadece bir ihtiyaç gibi görünse de, sonunda içsel bir sorgulamaya dönüştü. Bu alışverişin bana sunduğu sorulardan biri de, aslında hayatta ne kadar çok şeyin “vergilendirildiği”ydi. Her an, her duygu, her düşünce aslında birer vergi. Ve belki de en pahalı olanlar, hiç beklemediğimiz yerlerden çıkanlardır. Tıpkı o sirke şişesindeki, asidik tadı yakalamak gibi.
Ve Sonunda, O KDV Sorusu
Sirkenin KDV’si kaçtı? Gözlerim rafta, sirkenin etiketlerine kayarken, aslında asıl sorunun bu olmadığını fark ettim. KDV’nin ne kadar olduğu, çok daha büyük bir sorunun yansımasıydı. Kimse, sadece KDV oranlarına takılmamalıydı. Çünkü bazen hayat, beklenmedik yerlerde bizi zorlayabilir. Bu bazen bir şişe sirke, bazen de bir duygunun vermek zorunda olduğumuz bedelidir.
Benim için, o an sirke almak, bir anlık rahatlama değil, derin bir anlam taşıdı. Belki de en zoru, basit bir alışverişin içinde, hayatın karmaşık sorularına dair cevaplar aramaktı. KDV’nin ne kadar olduğu sorusuyla birlikte, hayatta gerçekte neyin değerli olduğu sorusu da belirdi zihnimde. Şişe bitti, sirke bitti ama geriye o kadar çok soru kaldı ki…
Hayat her zaman basit olamaz. Bazen küçük bir şey, tüm içsel karmaşanızı ortaya çıkarabilir. Tıpkı o gün sirkenin fiyat etiketine bakarken hissettiklerim gibi.
Sirkenin KDV’si ne kadar? Bilmiyorum, ama önemli olan, o sorunun içinde bulduğum duyguların derinliğiydi.